Ramazan-ı Şerif, yılın on iki ayı içinde özel bir konuma sahiptir. Yüce Allah, bu ayda Kur'an-ı Kerim'i indirmiş; bu ayı "Şehru'l-Kur'an" olarak mümtaz kılmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı Ramazan rehberine göre oruç, sadece yemek-içmekten uzak durmak değildir. Gözün harama bakmaması, dilin yalan ve gıybetten uzak durması, kalbin kin ve kıskançlıktan arınması; gerçek orucun temel unsurlarıdır.
Oruçla Nefis Terbiyesi
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Nice oruç tutan kimseler vardır ki, orucundan kendisine sadece açlık ve susuzluk kalır." (İbn Mâce) Bu hadis, orucun ruhî boyutunu vurgular.
Diyanet hutbelerinde sıkça işlenen bu konu, günümüz Müslümanına şu pratiği önermektedir:
- Sahurda yeterli ve dengeli beslenerek güne niyet ve dua ile başlamak
- Gün boyu Kur'an okumak, zikir çekmek ve istiğfarda bulunmak
- İftarda aşırıya kaçmadan, şükran içinde sofraya oturmak
- Teravih namazıyla geceleri ihya etmek
Ramazan'ın Toplumsal Boyutu
İftar sofraları, komşuları bir araya getirir; zekat ve fitre, toplumsal eşitsizliği giderir. TDV (Türkiye Diyanet Vakfı) her yıl Ramazan'da on binlerce aileye ulaşan yardım programları yürütür.
Oruç; açlığın acısını bizzat yaşayarak ihtiyaç sahiplerini anlamamızı, onlara el uzatmamızı sağlar. Bu duygu, Ramazan'ı salt bireysel bir ibadetten çıkarıp toplumsal bir dönüşüm vesilesi kılar.



