Endonezya'dan Nijerya'ya, Avrupa'dan ABD'ye — kardeşlerimizden haberler, hayatlar, düşünceler.
KISA KISA
Kobe'nin doksan yıllık camisinde hutbeyi bir Japon imam okuyor
GÜZEL PROJELERMeksika'da Dünya Kupası kalabalığına bırakılan küçük bir soru: Hedefin ne?
GENÇ MÜSLÜMANBattaniyeyi bırakmak — gece namazına kalkan bir avuç genç
YAŞAM NOTLARISonsuz seçenek çağında, elindekini istemeyi öğrenmek

Dubrovnik doğumlu Ibrica Jusić, seksen bir yaşında hâlâ Dominik manastırının taş basamaklarında Bosna'nın sevdalinka şarkılarını söylüyor. Bu Müslüman şarkıcıya kulak verenler, şehrin farklı inançlarından geliyor.

Kanada'nın Kızıl Nehir halkından Michif bir kadın olan Maryam Deena, halkının öğrettiği ahlaki değerlerle Kur'an arasında şaşırtıcı bir yakınlık buldu. Yerli kimliğini bırakmadan İslam'ı, çayır otu gibi, kendi köküne ördüğü bir hikâye.

Melbourne'de üç yüz kişinin önünde bir aktivist, çocukluğunun en karanlık köşelerini anlattıktan sonra kelime-i şehadet getirdi. Filistin topraklarında duyduğu bir ezanla başlayan içsel yolculuk, yıllar sonra bir salonda son buldu.

Japonya'nın en eski camisi Kobe Camii'nde iki yıldır bir Japon imam görev yapıyor. Doksan yıllık caminin tarihinde bir ilk olan Yusuf Fujitani, öğrencilerden esnafa uzanan çok uluslu bir cemaatle her hafta yeniden buluşuyor.

Dünya Kupası 2026 boyunca Mexico City'nin taraftar meydanlarında küçük bir top elden ele dolaştı. Üzerinde tek bir soru vardı: Hedefin ne? Meksikalı davetçi Nahela Morales'in sabırlı sohbetler üzerine kurduğu bir çalışmanın hikayesi.

On beş yıldır çatışma bölgelerinde saha çalışması yürüten bir yardım gönüllüsü, sadaka ve zekatın bağışçının elinden çıktıktan sonra hangi kapılardan geçtiğini anlatıyor. Doğru soru sorulduğunda küçük bir bağış bile doğrudan ihtiyaca ulaşabiliyor.

Yükünü anlatan birine en kolay verdiğimiz cevap, kendi yükümüz oluyor. Mescidin yanındaki küçük bir odada ise Hz. Peygamber, derdini anlatan bir kadını sözünü kesmeden dinledi.

Ekranda kaydırdıkça çoğalan seçenekler bir şeyi köreltiyor: elindekini görebilme, ona razı olabilme becerisini. Bolluğun tam ortasında kanaati yeniden öğrenmek üzerine bir yazı.

Bir mülakat kapısının önünde bekleyen bir adamın hikayesi üzerinden, özgüvenin kibirle değil tevazuyla nasıl bir arada durabileceğini anlatan bir yazı.

Ses de görüntü de taklit edilebiliyor; 'kendi gözümle gördüm' artık bir sözün doğruluğunu göstermiyor. Elimizde eski bir terbiye var: haberin yolunu sormak, iletmeden önce beklemek, gerektiğinde 'bilmiyorum' diyebilmek.

Müslüman liderliğindeki birçok şirket dua odası açar, iftar düzenler — ama karar alma mantığı hâlâ ödünç bir yönetim el kitabından geliyor. Bu yazı, 'insan kaynağı' kavramının İslami karşılığını ve kurumsal kültürün kimin izinde kurulduğunu soruyor.

Ebeveynler çoğu zaman çocuğa güçlü bir kimlik kazandırmanın yolunu daha sıkı kurallardan geçirir. Oysa gelişim araştırmaları başka bir tabloya işaret ediyor: kimlik, dayatmadan değil güvenden filizleniyor.

Okulda başörtülü olmasıyla ilgili yüksek sesle yorumlanan bir genç kız, bir danışmanlık sayfasına yazdı. Cevapta sabır, susmanın değil anlatmanın yanında duruyor.

Güne çoğu zaman ekrandaki bir cümleyle başlıyoruz. Kur'an'da ve sünnette geçen üç dua aynı ihtiyaca başka bir yerden cevap veriyor: razı olmak, kalbin sabit kalmasını istemek, sonucu Allah'a bırakmak.

Gecenin üçünde çalan bir alarm, battaniyenin sıcaklığı ile yatağın dışındaki soğuk arasında kimsenin görmediği küçük bir karar. Gece namazına kalkmak kahramanlık değil, her gece yeniden verilen sessiz bir karar.
Endonezya'da, Nijerya'da, Minneapolis'te — aynı anda kardeşlerimizin hayatları sürüyor. Güzel şeyler oluyor, zor şeyler aşılıyor.
Onların derdi bizim derdimiz, sevinci bizim sevincimiz. musluman.com bu kardeşliğin yeri.
Bülten
Her cumartesi haftanın seçilmiş yazıları senin adresine gelir. Kardeşlerimizden haberler, derin makaleler, kısa ve öz.