Konuk Yazar
Müslüman akademisyenler, yazarlar, sanatçılar. Kendi kalemlerinden, kendi seslerinden.
-
"İnsan kaynağı" mı, emanet mi — Müslüman kurumlar kimin izinde yürüyor?
Müslüman liderliğindeki birçok şirket dua odası açar, iftar düzenler — ama karar alma mantığı hâlâ ödünç bir yönetim el kitabından geliyor. Bu yazı, 'insan kaynağı' kavramının İslami karşılığını ve kurumsal kültürün kimin izinde kurulduğunu soruyor.
-
Çocukta sağlam bir Müslüman kimliği kuralla mı, güvenle mi kurulur?
Ebeveynler çoğu zaman çocuğa güçlü bir kimlik kazandırmanın yolunu daha sıkı kurallardan geçirir. Oysa gelişim araştırmaları başka bir tabloya işaret ediyor: kimlik, dayatmadan değil güvenden filizleniyor.
-
Kabile gururuna karşı bir tefsir: Sokoto'dan Senegal'e aynı ayet
İki Batı Afrikalı alim, yüz elli yıl arayla aynı ayeti şerh etti: şeref soyda değil takvada. Sokoto Hilafeti'nden Senegal'e uzanan bir tefsir mirasının hikayesi.
-
Bir düşünür öldü; peki 'edep' kelimesi neden hâlâ tartışılıyor
Mart ayında Kuala Lumpur'da gözlerini yuman bir düşünür, bilginin ahlaktan koparılamayacağını savundu. Seyyid Muhammed Nakib el-Attas'ın 'edep' fikri, bugün hâlâ bir soru olarak duruyor.
-
Gemideki sessizlik bir tercih midir — İslam seyirci kalmayı nasıl okur
Peygamberimizin gemi hadisi ile modern psikolojinin seyirci etkisi araştırması aynı soruya ulaşıyor: Kalabalıkta susmak masum bir tercih midir? Dr. Jibran Khokhar'ın sorusu üzerinden İslam'ın emr-i bil maruf çerçevesini bugünün dijital dünyasına taşıyan bir düşünce yazısı.
-
Bir kucağın boş kaldığı yıllar — bekleyişin sessiz duası
Çocuk bekleyen ama henüz kavuşamayan bir kalp için bekleyiş, çoğu zaman kimseye anlatılamayan sessiz bir imtihandır. Peki bu bekleyiş bir terk edilmişlik mi, yoksa kalbi en içten haliyle Rabbe bağlamanın bir yolu mu?
-
Tevekkül yalnız darlığın sözü mü — kalbin sürekli hâli üstüne
"Allah'a bıraktım" cümlesini çoğu zaman işler sarpa sardığında söyleriz. Oysa tevekkül darlığın değil, bolluğun da hâli. Peki gerçek tevekkül elini kolunu bağlayıp beklemek mi, yoksa kuşun yuvadan çıkması gibi çalışıp sonra kalbi teslim etmek mi?
-
Karaviyyin'i bir hanım kurdu — ümmetin unuttuğu ilim hafızası
Dünyanın en eski üniversitelerinden Karaviyyin'in temelinde Fatıma el-Fihri'nin niyeti var. Fes'ten İstanbul'a, Delhi'den Çin'e uzanan bir ilim ve vakıf geleneği vardı; sonra hafızadan silindi. Bugün hatırlanan, aslında hep oradaydı.
-
Komşu hakkı dinden sorulmaz — Kur'an'ın 'birr' dediği yer
Müslüman olmayan bir komşuya, bir dosta iyilik etmek caiz mi? Bu soruyu çoğu zaman yanlış ayetle, yanlış yerden cevaplıyoruz. Oysa Kur'an, din konusunda kendisiyle savaşmayan komşuya iyiliği ana-babaya gösterilen o aynı kelimeyle — 'birr' ile — anıyor.
-
Her şey var ama yetmiyor — bolluk çağının şükür açığı
Hiçbir kuşak bu kadar çok şeye sahip olmadı; yine de huzur bu kadar az görünmüyordu. Modern bolluğun ortasındaki bu tuhaf açığı, şükür gerçekten kapatabilir mi?
-
Kalpteki ilk Allah resmi — sevgiyle mi, korkuyla mı çizildi
Bir çocuk Allah'ı ilk kez bir kitapta değil, kendisine bakan gözlerde sezer. Ebeveyn sevgisi Allah tasavvurumuzu nasıl kuruyor? Allah elbette hiçbir benzetmenin üstündedir; ama kalbimizdeki ilk resmin nasıl çizildiği, bizi bir ömür boyu etkiliyor.
-
Yeryüzü bize teslim edildi — İslam'ın unutulan yeşil çağrısı
İslam, israfı haram sayan ve akan derenin başında bile suyu sakınmayı öğütleyen bir gelenek. Peki tüketim çağında bu çağrıyı ne kadar duyuyoruz? Yeryüzü emaneti üzerine bir düşünce.
-
Çocuğa kendini gösteren kitap yetmez; ona gökyüzünü de göstermeli
Çocuk kitaplarında yıllardır tek bir kelime konuşuldu: temsil. Çocuğun kitapta kendini görmesi önemliydi, hâlâ öyle. Ama kendini görmek bir kapı; asıl mesele çocuğun kalbiyle görmeyi öğrenmesi. Bir yazarın kaleminden, hikayenin imanı besleyen yüzü üzerine bir düşünce.
-
Bir imamın gözünden ibadet — sıranın neden bir anlamı var
Bir Amerikalı imam her yıl aynı soruyu alıyor: ne yapmalıyım? Cevabı bir yapılacaklar listesi değil — namazın kurbandan önce gelmesinde, etin üçe bölünmesinde, gecenin neden ayakta geçirildiğinde saklı bir düşünce.
-
Yedi yüzyıl önce yazılmış bir kurtuluş haritası — İbn Kayyim ve nefsin tuzağı
Bağımlılığın psikolojisini Batı on yedinci yüzyılda keşfetti sanılır. Oysa İbn Kayyim el-Cevziyye, üç yüz yıl önce kontrol kaybını tarif etmiş, nefsin tuzağa düşmüş bir kuşa benzediğini yazmış ve bir çıkış haritası bırakmıştı.
-
Bir kuyunun on iki asır sürmesi — Zübeyde'nin çöle bıraktığı su yolu
Mühendisler 'her kazma vuruşu bir dinara mal olur' diye uyarmıştı. Zübeyde bint Cafer 'olsun' dedi ve Kûfe'den Mekke'ye bir su yolu döşedi. On iki asır sonra o çeşmeler hâlâ akıyor. Geriye kalan bir eser, niyetin ölçüsünü nasıl gösterir?
-
Altın çağı özlemek kolay — peki o çağ bizden ne isterdi?
Bağdat'ın çeviri evlerini, Endülüs'ün kütüphanelerini anmak içimizi ısıtıyor. Ama bir medeniyetin geçmişiyle övünmek ile onun ruhunu sürdürmek aynı şey değil. Altın çağ bir hatıra mı, yoksa hâlâ açık bir davet mi?
-
İmanın iki kanadı — İbn Kayyim'in sabır ve şükür kitabı
İbn Kayyim el-Cevziyye yüzyıllar önce yazdı: sabır ve şükür, imanın birbirini tamamlayan iki yüzüdür. Zorlukta sabır, nimette şükür — her ikisi de kalp meselesidir.
-
Kalbin yönünü bulmak — Yasmin Mogahed'in çağrısı
Yasmin Mogahed, 'Reclaim Your Heart' adlı eserinde kalbin dünyaya değil Allah'a bağlanmasını anlatıyor. Bağlanmak ve bırakabilmek — imanın en zor ve en özgürleştirici boyutu.
-
Arafat: yılda bir kez ardına kadar açılan kapı
Arafat günü hac yolcusunun ovada durmasıyla sınırlı değil. O gün, yılın en geniş rahmet kapısı — ve duruşunu, evinin bir köşesinden de yapabilirsin. Bir tövbe ve dua kapısı üzerine düşünce.
-
Çocuğa kendini gösteren kitap yetmez: ruhuna dokunan hikaye nerede
Müslüman çocuk artık kitaplarda kendi adını, kendi sofrasını, kendi bayramını görebiliyor. Ama kendini görmekle kalbiyle görmek aynı şey değil. Çocuk edebiyatının sıradaki eşiği, aynanın ötesinde bir kandil arıyor.
-
Nikâhın asgarisi ve ötesi: hak listesinin bittiği yerde başlayan şey
Fıkıh nikâhın asgari ölçüsünü çizer; herkesin hakkını, herkesin yükümlülüğünü belirler. Peki asgarisini eksiksiz yerine getiren bir evlilik, huzurun adı olabilir mi? Bu yazı, hukukun bittiği yerde başlayan ihsan zeminine bakıyor.
-
Endonezya'da okunan kitabın izi nereye çıkar
Dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesinin ilim geleneği, üç asır önce Mekke ve Medine'nin ders halkalarında kuruldu. Bugün Cava'da okunan bir fıkıh kitabının soy kütüğü, okyanus aşan bir öğrenci kuşağına çıkıyor.
-
Çin'de doğdu, Kahire'de okuttu — İslam tarihinin kadın bilginleri
Kaşgar'ın doğusunda doğup Kahire'de hadis okutan Fâtıma bint Sa'd el-Hayr'dan Zeyneb bint el-Kemâl'e — klasik kaynakların hiç saklamadığı kadın bilginlerin izinde bir okuma.
-
İman ve Muhayyile: Kalbin Gözüyle Görmek
Fairfield Üniversitesi'nden ilahiyatçı Martin Nguyen, imanın yalnız akılla değil, kalbin hayal gücüyle de derinleştiğini öne sürüyor. Bu fikri birlikte düşündük.
-
Modern Hayatın İçinde İmanı Yaşamak
Şeyh Surkheel Sharif'in denemeleri bir soru etrafında dönüyor: Çağın hızında koşarken imanı nasıl taşırsın? Bu yazıda o soruyu birlikte düşünüyoruz.