Yaşam Notları
Hayatın içinden kesitler: bir sabah rutini, bir iç hesaplaşma, evde geçen bir an. Modern hayatla dindarlığı bir arada tutmanın hikayeleri.
-
Sonsuz seçenek çağında, elindekini istemeyi öğrenmek
Ekranda kaydırdıkça çoğalan seçenekler bir şeyi köreltiyor: elindekini görebilme, ona razı olabilme becerisini. Bolluğun tam ortasında kanaati yeniden öğrenmek üzerine bir yazı.
-
Kapı önünde bir adam — özgüvenin tevazuyla buluştuğu an
Bir mülakat kapısının önünde bekleyen bir adamın hikayesi üzerinden, özgüvenin kibirle değil tevazuyla nasıl bir arada durabileceğini anlatan bir yazı.
-
Bir aynadan on yıl kaçan genç, kendi yüzüyle nasıl barıştı
On dört yaşında aynaya bakamayan bir genç, on yıl süren sessiz bir mücadelenin ardından kendine ve imanına yeniden kavuştu. Kimsenin fark etmediği bir karanlıktan çıkışın notları.
-
Akşam ezanından sonra bir soru: bugün neye şükrettin?
Malezya'da bir ailenin akşam namazından sonra kurduğu küçük bir ritüel: şükür, zorluk ve umut sırayla paylaşılıyor. Yıllar içinde çocuklar için duayı bir görev değil bir refleks haline getiren sıcak bir alışkanlık.
-
Babasını bir yıl önce kaybetti, Kur'an'la konuşmayı yeniden öğrendi
İki çocuk annesi bir öğretmen, babasını kaybettikten bir yıl sonra hâlâ pazar akşamlarında ağlıyor. Ama on yıldır sürdürdüğü bir Kur'an okuma halkası, yasını taşımanın başka bir yolunu gösterdi.
-
Anneanneden kalan o alışkanlık — ellerimiz daha fazlasını biliyor
Ekranların önünde geçen uzun saatler, çoğumuzda aynı soruyu uyandırıyor: ellerim başka bir şeye değse ne olur? Bir iç hesaplaşma — zanaatın, bedenin ve nesiller arası mirasın izinden.
-
Tavanda bir kıble oku — ait olmanın sessiz huzuru
Bir otel odasının tavanında küçük bir kıble işareti. Kuala Lumpur'a taşınan bir kadın için bu küçük detay, yıllar süren bir arayışın sonunda gelen o tanıdık duygunun adı oluyor: artık her şeyi açıklamak zorunda değilim, sadece burada olabilirim.
-
Bir yanda çocuğun ödevi, bir yanda annenin ilacı: arada kalanların sessiz emeği
Bir yanda büyüyen çocuklar, öbür yanda yaşlanan anne baba. İkisinin arasında sıkışan bir kuşak var ve bu yorgun emeğin içinde, çoğu fark etmeden, bir kapı aralanıyor.
-
Kırk sekiz yaşında yarım kalan yola dönmek — bir annenin hıfz defteri
Amany çocukken Mısır'da Kur'an'ın son üç cüzünü ezberlemiş, sonra hayat araya girmişti. Kırk sekiz yaşında, üç çocuk annesi ve Londra'da araştırmacıyken o yarım kalan yola yeniden koyuldu. Çünkü hiçbir kapı, hele o kapı, geç değildi.
-
Vakit çok, bereket az — günün neden hep yetmediği üzerine
Liste uzar, saat akar, akşam olunca 'ben bugün ne yaptım' diye sorarız. Belki eksik olan saat değil bereket — vakte bambaşka bakmanın küçük bir hikayesi.
-
Nikâh da bir rızıktır — vakti gelince, beklemediğin yerden
Evlilik, çoğumuz için bir bekleyiş, bazen bir kaygı. Ama nikâh da tıpkı rızık gibi: ne kadar koştursak da vakti gelmeden gelmiyor, vakti gelince de hiç beklemediğimiz yerden çıkıyor.
-
Köyün yoksa kendin kurarsın: İstanbul'da bir annenin defteri
Annesini kaybettikten sonra dünyanın öbür ucuna, kendine bir tutamak aramaya gelmişti. On yıldır İstanbul'da çocuklarını ne ailesi ne mahallesi olmadan büyütüyor. Köy yoksa, diyor, insan köyünü kendi kurar.
-
Ninemin duvarı — bir odaya sığan bütün bir ömür
Güney Paris'te küçük bir dairenin duvarları fotoğraflarla, çocuk çizimleriyle, kartpostallarla ve ayetlerle kaplı. Tunuslu bir ninenin evi, aslında bir ömrün sessiz arşivi — ve hatırlamanın bize ne kadar yakıştığının.
-
Bir telefon, bir kitap, bir avuç hurma — ilk ramazanını taşıyan iyilikler
Yirmi beş yıl önce Georgia'da, tek başına ilk orucunu tutmaya hazırlanan yeni bir Müslümanı, birkaç kişinin küçük iyiliği taşıdı. O hâlâ bir telefonu, bir kitabı, bir avuç hurmayı hatırlıyor.
-
Annemin tek cümlelik reçetesi — çörek otu ve nesillerin sessiz bilgisi
Doğumdan sonra saçları dökülen bir kadın, gece yarısı reklamlar arasında bunalmışken annesini arıyor. Aldığı cevap tek cümle: her gece çörek otu sür. Lagos'tan Lahor'a anneannelerin çoktan bildiği bir şey.
-
O kapıdaki soru: çocuğunuz büyürken konuşmayı nasıl kolaylaştırırsınız
Bir gün çocuğunuz kapı aralığından bir soru soracak ve siz ne diyeceğinizi bilemeyeceksiniz. Ergenliği anlatmak çok ailede ertelenen bir konuşma; oysa onu kolaylaştıran, hem büluğun fıkhını hem bedenin gerçeğini doğru veren eller artık var.
-
Perdede ilk kez kendi kahramanları: Bağdat'tan Timbuktu'ya bir çocuk yolculuğu
Amerika'da sinemalara giren ilk Müslüman çocuk animasyonunda dört çocuk, zaman makinesiyle Bağdat'tan Timbuktu'ya, Kahire'den Halep'e atlıyor. Salondan çıkan altı yaşındaki bir seyirci için mesele basit: ilk kez perdede kendine benzeyen bir kahraman gördü.
-
Önce kayınvalidesini sevdi — bir iftar sofrasında açılan kapı
Firdaus, mahallenin İslam okulunda yıllanmış bir öğretmenle dost oldu. O dostluğun bir oğlu olduğunu, bir iftar sofrasında öğrendi. Kayınvalide-gelin hikayesinin tersten yazılmış hali.
-
Hat Sanatı: Asırlık Bir Geleneğin Genç Ellerde Yeniden Nefes Alması
Arap alfabesinin harflerini güzellikle yazmak, İslam medeniyetinin en köklü sanatlarından biri. Bugün genç kuşak bu geleneği sokaklara, galerilere ve ekranlara taşıyor.
-
İbn Battuta: Bir Hac Niyetiyle Çıkılan Yolun Bir Ömre Dönüşmesi
1325'te hac için yola çıkan genç bir Faslı, 29 yıl geri dönmedi. İbn Battuta'nın seyahatnamesi, ümmetin coğrafyasının ne kadar geniş olduğunu bugün de söylüyor.
-
Aynı kapıya yine geldim — Et-Tevvâb ve dönüşün hiç kapanmayan davetiyesi
"Tövbe ettim ama yine yaptım" duygusu çoğu kez insanı kapıdan uzaklaştırır. Oysa Allah'ın Et-Tevvâb ismi tam o anı anlatıyor: her dönüşte yeni bir davet, hiç tükenmeyen bir kabul.
-
Az tutmak bir Sünnet mi — bir gece, bir sepet, bir iç hesaplaşma
Geç saatte, telefon elde, sepete bir şey daha eklenirken akla bir soru düşüyor: bu kadarına gerçekten gerek var mı? Sadelik yeni bir akım değil — Hz. Peygamber'in düğün sofrası bunu çoktan göstermişti.
-
Gece yarısı bir bardak su: bakımın içindeki ibadet
Yaşlı ya da hasta bir yakının yanında olmak hem sevgi hem yük taşır. Yorgunluk gerçektir, tükenmişlik suçlanmaz — ama niyet, bakımı ibadete dönüştüren sessiz anahtardır.
-
Oturma odasında yedi tur: hacca gidemeyenlerin haccı
Bir engelle doğan Sa'diyya'ya çocukken 'sen hacdan muafsın' denmişti. Yıllar sonra o muafiyeti yeniden okudu: dışlanma değil, dinin kolaylık kapısı. Hacca gidemeyenlerin bayram sonrası muhasebesi üzerine.
-
Evde Türkçe, okulda Almanca — çocuğa ana dilini emanet etmek
Barselona'da yaşayan Bosnalı bir baba, üç dilin ortasında oğluna ana dilini öğretti. Aynı sabır, çocuğuna Türkçe öğretmek isteyen aileler için de yol haritası: korkular sanıldığından küçük, yöntem sanıldığından yalın.
-
Sahaya da Değerlerine de Uygun: Bir Başörtüsü Tasarımı
Birmingham'da bir su kalitesi bilim insanı, saha çalışmasında ihtiyaç duyduğu şeyi bizzat tasarladı: koruyucu ekipmanla uyumlu, işlevsel bir başörtüsü. Tasarım ödül aldı, dünyaya ulaştı.
-
Mariam el-Usturlabî: Yıldızların Yolunu Hesaplayan Usta
On yüzyıl önce Halep'te bir kadın, gökyüzünü avucuna sığdıran bir aletin ustası oldu. Mariam el-Usturlabî'nin adı bugün bir gök taşında yaşıyor.