Sidney’de bir evin salonunda kurulan gazete: baba-oğul aynı madalyayı taşıyor

Sidney’in bir mahalle evinde, 1991 yılında bir baba ile oğlu küçük bir gazete çıkarmaya karar verdi. Ellerinde bir daktilo vardı, ceplerinde para yoktu; niyetleri ise tekti: çevrelerindeki kardeşlerinin sesini duyurmak. O gazetenin adı bugün Australasian Muslim Times — kısaca AMUST.

Otuz beş yıl sonra o günün oğlu, 73 yaşındaki Ziaul Islam Ahmad, Avustralya’nın en yüksek sivil onurlarından Order of Australia madalyasını gazeteciliğe hizmetinden dolayı aldı. Bu onuru alan ilk Müslüman gazeteci oldu. Asıl mesele madalyanın kendisinde değil: aynı madalyayı altı yıl önce babası Dr. Qazi Ashfaq Ahmad da almıştı.

Baba 1971’de Keşmir’den Avustralya’ya göç etmiş, Sidney Üniversitesi’nde doktorasını tamamlamış, ömrünü İslami ve toplumsal kuruluşların içinde geçirmişti. Oğlu ise biyokimya alanında akademisyen olarak kırk yıla yakın aynı üniversitede çalıştı; 2013’te emekli olduğunda kendini tam zamanlı gazeteye adadı. Emekliliğinin hemen ardından babasını kaybetti — ama gazete durmadı.

AMUST bugün hem basılı hem dijital yayınlanıyor, farklı kökenlerden geniş bir okur çevresine ulaşıyor. Arkasında büyük bir kurumsal yapı yok; meslektaşlar, gönüllüler, arkadaşlar ve aile bu işi otuz beş yıldır sırtlıyor. Zia Ahmad ödülü alırken bunu tek başına bir başarı olarak sunmadı: “Bu onur bana değil, bu yolda yanımda yürüyen herkese ait” dedi.

Kendi ailesini bu işe adama sebebini de tek cümleyle özetledi: “Biz bir davet ailesiyiz.” Bir baba ile oğlunun yıllar önce daktilo başında başlattığı sessiz emek, kimsenin alkışlamadığı otuz beş yılın sonunda iki kuşağın aynı onuru taşımasıyla görünür oldu.