Everest’in eteğinde, deniz seviyesinden beş bin metre yukarıda, termometre eksi yirmiyi gösteriyordu. Havadaki oksijen yarı yarıya azalmıştı. O ayazda, baz kampa varan otuz üç kardeş seccadelerini açtı ve omuz omuza namaza durdu. Yanlarında getirdikleri helal azığı da yol boyunca birlikte bölüştüler.
Grubu bir araya getiren isim Haroon Mota. Yirmi yıldır dağlara çıkan, Coventry’de Muslim Hikers adında bir yürüyüş topluluğu kuran bu kardeşimiz, seferin fikrini yıllar önce dağ başında bulmuştu. Doğada kendine benzeyen pek kimseyi göremediğini fark etmiş, “bizim gibi biri de buralarda olabilir” demek istemişti. Bu seferki Everest yürüyüşüne Birleşik Krallık’tan, Amerika’dan, Avustralya’dan ve Ortadoğu’dan kardeşler katıldı; otuz üçü de baz kampa sağ salim ulaştı.
Mota için tırmanış sadece soğukla sınanmak değildi. Uzun COVID’in izlerini hâlâ taşıyan ciğerleriyle yola çıktı; yükseklikte nefes almak zaten zorken bu onu büsbütün yordu. Yolda göğüs enfeksiyonu kaptı, ateşlendi, iki kez helikopterle indirilmenin eşiğine geldi. Yine de pes etmedi. “Hayatımın en formda olduğum dönemdeydim ama yine de çok ama çok çetindi,” diyor.
Bütün bu çile bir amaç içindi. Otuz üç kişi, okul yemekleriyle çocuk açlığını bitirmeye çalışan bir kuruluş için 50 bin pound topladı. Mota tırmanışı bedensel bir başarıdan öte gördü: “İnsanın bazen doğayla, Allah’la yeniden bağ kurmak için böyle bir sükûnete ihtiyaç duyduğu oluyor.”
Muslim Hikers pandemi günlerinde kuruldu, o günden beri büyüyor; geçen yıl dört binden fazla kişiye kapısını açtı. Mota’nın derdi bir rekor kırmak değil, arkadan gelene bir iz bırakmak. İkinci Everest seferi şimdiden kasım ayına ayarlandı — kontenjan dolmuş, sıraya girenler bile var.