İslam mimarisi, bin yıllık bir estetik ve manevi birikimin ürünüdür. Kâbe'nin sadeliğinden Selimiye Camii'nin görkemidir; her yapı, "Allah'a dönük" bir mekan dili konuşur.
Kubbe: Göğe Açılan Pencere
İslam mimarisinde kubbe; semanın kuşatıcılığını, Allah'ın sonsuz mülkünü sembolize eder. Mimar Sinan'ın Süleymaniye'sindeki ve Selimiye'sindeki dev kubbeleri, bu anlayışın en üst ifadesidir.
Selimiye Camii, Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği yapıdır. Kubbenin ağırlığını dağıtan sekiz payandası, iç mekanda sütun olmadan geniş bir alan açmakta ve cemaate manevi bir özgürlük hissi yaşatmaktadır.
Minare: Ezan Kulesi
Minare, caminin gökyüzüne uzanan bir parmağı gibidir. Ezanın her vakit bu kulelerden okunması, şehrin günlük ritmini tayin eder; Müslümanı Allah'ın davetine çağırır.
Avlu ve Su
Geleneksel cami mimarisinde avlu ve şadırvan ayrılmaz bir bütündür. Su; temizliği, arınmayı ve hayatı temsil eder. Namaz öncesi abdest almak, bu mistik çerçevede anlam kazanır.
Günümüz Camii Mimarisi
Türkiye, yurt içi ve yurt dışında modern camiiler inşa ederken bu köklü geleneğe yaslanan yorumlar geliştirmektedir. Diyanet'in yurt dışında yaptırdığı camiler, çevre mimarisiyle uyum sağlarken İslam estetiğini de yaşatmaktadır.



